Haber Detayı
12 Ocak 2022 - Çarşamba 02:48
 
Godot'yu Beklerken
EĞİTİM Haberi


Bilim ve Teknolojide yaşanan gelişmeler ve Pandemi gibi felaketler de bilim ve teknolojinin önemi kendini yeterince göstermekte değil midir? Bunun yanında Bilim İnsanlarının çoğunun da yoksul aile çocuklarından çıktığı da yine görülmekte değil midir? Ayrıca Çocukların zekayı anneden aldığı da Bilim İnsanları tarafından belirtilen yine bir bilimsel gerçeklik değil midir?  Kur'an ve Hadisler de ise "Allah , insanın yüzünü , anne karnında daha henüz bir cenin halinde iken kendi elleri ile yaparmış" diye ne güzel bahsedilmektedir. Bu bilgiler bağlamında bu yazımı da özellikle Yoksul Annelere ve Yoksul Çocuklara ithafen tekrar sizlerin engin görüşlerinize sunuyorum.

 

 

Godot'yu Beklerken adlı Kitabı bir hikaye ile anlatmak istiyorum. "Köyün birinde , kıtlık olur . İnsanlar açlıktan ve hastalıktan ölmeye başlarlar. Köylülerde bu nereden çıktığı bile bilinmeyen bir hayali kahraman olan Godot'un gelip kendilerini kurtaracağını , kendilerine yiyecek ve ilaç getireceğini düşünerek hiç bir şey yapmadan beklemeye başlamışlardır. Ama Godot gelmemiştir. O bir hayali kahramandır ve hiç bir zaman da gelmeyecektir."

 

 

Dünyada ve ülkemizde yaşanan pandemi sürecinde , hepimizin , yaşamları , alışkanlıkları değişmeye başlamıştır. Prof.Dr.Stephan Hawking ve Prof.Dr.Uğur Şahin , önümüzdeki yüzyıllarda Covit 19' dan daha korkunç virüslerin yol açacağı daha büyük felaketlerin olabileceğini belirtmektedirler. Ayrıca yine Dünyada ki Bilim ve Teknoljide yaşanan gelişmeler belki de çok yakında farklı bir dünyada yaşayabileceğimizi göstermekte değil midir?

 

 

İnsanların Ekonomiklik , Sosyalleşme , Maneviyat ve Öğrenme gibi 4 temel bilinçlerinden biri olan Öğrenme , Aristoteles'in " Bütün insanlar bilmek isterler" önermesinde olduğu gibi kendini ortaya çıkmış bir bilinç şeklinde göstermiyor mu? Bilim ve Teknolojinin hızlı gelişimi , insanların temel  ihtiyaçlarını karşılama yada daha iyisini yapma isteğinin , "Var olan bir bilincin ihtiyaçlarının giderilmesi" olarak karşımıza çıkması , aslında insan benliğinin meydana getirdiği bir olgu değil midir?

 

 

Descartes " Hiçbir şey keşfedilmeyecek kadar uzak olamaz . Önemli olan akıllı olmak değil, aklı yerinde ve zamanında kullanmaktır" sözü bizlere , aklın kullanılarak bilim ve teknolojiyi yaşamın her alanında uygulamaya koyabilme anlamında ,  Platon'un "Doğru düşünce bilgidir " sözünde olduğu gibi bizlere ilham verici bir bilgi olmuyor mu?

Aristoteles "Bilim, iyi zamanlarda servet, kötü zamanlarda bir sığınak ve iyi bir yol göstericidir " sözünün önemi ise kendini  günümüzde dünyanın ve ülkemizin karşılaştığı en büyük felaketlerden biri olan Corona Virüsü salgını olarak yeterince göstermiyor mu? Ya da Bilim ve Teknoljik gelişmelere önem veren ülkelerin refah seviyelerinin yükseldiğini yine yeterince göstermiyor mu?

 

 

Bu ve buna benzer sorular bizlere , Bilim ve Teknoloji Alanında Yapılabilecek Çalışmaların Nasıl Olabileceği Sorusunun Cevabını ,  Descartes'in "Sorguluyorum öyleyse Düşünüyorum . Düşünüyorum öyleyse varım" sözünde belirttiği üzere Bir Bilimsel Düşünme ve Emanuel Kant'ın " Öyleyse mükemmelliğe nasıl ulaşırız?Ümit nerededir?Eğitimdedir başka hiç bir yerde değildir" sözünde belirttiği gibi Bir Bilimsel Eğitim ile birlikte olabileceğini de belki de göstermekte değil midir?

 

 

Özellikle annelerin kundaktan itibaren çocuklarına ninnilerle birlikte kitaplar okumaları ile çocukların yeni kelimeler duyması ve öğrenmesi için gerekli olduğu belirtilmektedir. Gelişmiş ülkeler ile gelişmekte olan yada gelişmemiş ülkeler çocukları arasında 0-3 yaş arası 30 milyon kelime farkı bulunmaktadır. Yani gelişmiş ülke çocukları 0-3 yaş arası 45 milyon kelime duyarken , gelişmekte olan ve az gelişmiş ülke çocukları ise 15 milyon kelime duymaktadır. Pisa testelerinde , gelişmiş ülkelerin çocukları ilk 10 'da yer alırken , gelişmekte ve az gelişmiş ülkelerin çocukları bunların altında kalmakta olduğu da görülmektedir. Prof.Dr.İsmail Hakkı Aydın "Beyin Sizsiniz" kitaplarında "İnsan beyni birbirine geçmiş birer kilitli hücreler , birer kilitli kapılar gibidir. Yeni bir şeyler öğrenildiğinde yeni beyin hücreleri , yeni kapılar açılmaya başlar" diye belirtmektedir.O sebeple Annelerin "Kundaktan itibaren Çocuklarına Kitaplar Okumalarının" önemi üzerinde özellikle durulmaktadır.

 

 

Bu yüzden Yoksul Annelerin ve Yoksul Çocukların ücretsiz kitaplara ulaşabileceği bir Şehir Kütüphanesinin olabilmesi yeterince önemsenmekte midir?

 

 

Ayrıca 1-3 yaş arası çocuklara eğlenceli , resimli matematik kitapları okutulmalı  , fark bulmaca gibi oyunlar çözdürülmesi gerektiğini ifade eden Prof. İsmail Hakkı Aydın ," İnsan beyni bir matematik gibi , bir bilgisayar gibi çalışır. Akıl yazılım , zeka ise işletim sistemidir" şeklinde belirtmiş ve insan beyninin milyarlarca nörönlardan yani sensörlerden , alıcılardan oluşan ve birbirine geçmiş birer hücreler , birer kilitli kapılar gibi olduğunu belirtmektedir. Kuranda bahsedildiği gibi de "Allah bir kapı kapandığında başka bir kapı açarmış" gibi , yada "Matrix" filminde olduğu gibi çıkış kapıları gibi beyinde de kapılar vardır.Çocuklar öğrendikçe yeni beyin hücrelerinin kapılarının açıldığı ve Matematiğin ise insan beyninin kapasitesini arttırmakta ki en önemli bilim dallarından biri olduğu yine bilinmekte değil midir? İnsan beyninin kapasitesi ve neler yapabileceği ise "Lucy" filminde çok güzel bir şekilde işlenmiştir.

 

 

Amerika Birleşik Devletleri Eğitim Kurulu Üyesi Prof.Dr. Selçuk Şirin ise "Yetişin Çocuklar " kitaplarında 4-7 yaş arası çocukların mutlaka okul öncesi eğitim kurumlarına gönderilmesinin gerekliliğini belirtmekte ve eğitim sistemini ise  "Önümüzdeki yıllarda eğitim sistemi artık meslek dahil 18 yaşında tamamlanacak. Eğitim sistemi 4 yıl geriye çekilecek" şeklinde ifade etmektedir. Bu sebeple artık klasik meslekler olan doktorluk , avukatlık , mühendislik , muhasebecilik gibi bir çok mesleklerin önemini yitireceği , Matematik Bilen , Yazılım yada Kodlama Yapabilen ve her İnsanın bir  Bilim İnsanı gibi olabileceği yeni mesleklerin oluşacağı da yine bilim insanları tarafından belirtilmektedir.

 

 

Bunun yanında çocukların soru sormalarına engel olmamak , bilginiz ölçüsünde her sorusuna cevap vermeye çalışmak gerektiğini ve bu şekilde çocukların hayal dünyalarının gelişeceğini ifade eden Prof.Dr.İsmail Hakkı Aydın , Beyin Sizsiniz , Kitaplarında , "Hayal etme gücü sonsuz olanların beyin kapasiteleri de sonsuz olacaktır" şeklinde belirtmektedir. Boşuna demiyorlar mı "Her şey bir hayal etmekle başlar ve bu hayal de zamanla bir vizyona dönüşürmüş"

 

 

Bu sebeple "bugünden itibaren annelerin kundaktan itibaren çocuklarına kitaplar okumaları , 1-3 yaş arası matematik masalları kitapları okutmaları ve çocukların 4-7 yaş arası okul öncesi eğitim kurumlarına gönderilmesi" ile birlikte çocukların gelişimlerinin sağlanabilmesi ve gelişmiş ülke çocukları ile yarışabilir hale gelebilmesi belki de bu şekilde mi sağlanabilecektir? Bu sorunun cevabı ise yine sizlerin takdirlerinizdedir.

 

Unutmayalım ki , "Belki de bir Çocuk bir gün , İlçesini , Şehrini , Ülkesini ve hatta belki de Dünyayı bile kurtarabilecek bilimsel çalışmalar yada buluşlar yapabilecektir."

 

Bu konu ile ilgili Tv programımı , Facebook Hendek Vizyon Tv'de ki 22 Kasım 2021 tarihli programımda izleyebilirsiniz...

 

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: Godot'yu, Beklerken,
Haber Videosu
Yorumlar
Arşiv
Haber Yazılımı